Efsane (Borges)

Posted on 04/06/2009

2


Kabil(Cain) ve Habil(Abel) Habil’in ölümünden sonra birbirlerine rast geldiler. Çölü geçerken, her ikisi de çok uzun oldukları için, birbirlerini tanıdılar. İki kardeş yere oturdular, ateş yaktılar ve yediler. Alacakaranlık çökerken yorgun insanların yaptıkları gibi sessizce oturdular. Gökyüzünden bir yıldız parıldadı fakat henüz adı konmamıştı. Ateşin ışığında Kabil Habil’in alnının taşın izini taşıdığını gördü ve elindeki ağzına götürmek üzere olduğu ekmeği bırakıp kardeşinden kendisini bağışlamasını istedi.

“Beni öldüren sen miydin; yoksa ben mi seni öldürmüştüm?” diye cevap verdi Habil. “Hatırlamıyorum artık, buradayız şimdi, beraber, eskisi gibi.”

“Artık beni gerçekten bağışladığını biliyorum” dedi Habil, “çünkü bağışlamak unutmaktır. Ben de unutmaya çalışacağım”

“Evet” dedi Habil yavaşça. “Pişmanlık sürdüğü müddetçe, suç kalır.”

***

Borges’in 1969 yılında yayımladığı şiir ve kısa öykülerinden oluşan Elogio de la sombra kitabından. Ben İngilizce’den çevirdim, Andrew Hurley’nin Collected Fictions çevirisinden. Hurley kitabın ismini Karanlığa Övgü anlamına gelen In Praise of Darkness diye çevirmiş,  “eulogy” diye neden çevirmemiş anlayamadım. “Sombra” ise İspanyolca’da hem gölge hem de karanlık demek, bunu nerede okumuştum hatırlamıyorum ama kontrol ettim öyleymiş. Bunlar bir yana Borges ne kadar kötü olursa olsun asla çeviride gücünden çok bir şey kaybetmeyen bir yazar, ki kendisi de çeviriyi yenidenyazım olarak yaftalayanlardan (bkz: Homer’in versiyonları, 1001 gece masallarının çevirmenleri denemeleri).

Bu dönem Borges’in The Ethnographer isimli bir öyküsüyle haşır neşir olmak durumunda kalınca, külliyata gene bir göz attım, bu da benim üzerine yazdığım şeylerle en ilintili olanlardan biriydi, sevdiğim ve de Türkçe çevirisinin olup olmadığından emin olamadığım için karşınızda. Ethnographer öyküsü de, gene aynı kitaptan ve geçen ay, mayıs, çıkan Kitap-lık dergisinde Borges dosyası sebebiyle çevirisi var. Borges kitapları ise İletişim’de kelepir olarak mevcut, okumadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum.

Öykünün tadını çıkarabilmek için ise bilmiyorsanız Habil&Kabil olayına bir bakılması gerek, buralardan [1]&[2] buyrunuz.

Reklamlar
Etiketlendi: , ,