Uzun bekleyiş bitti? Godot bile sıkılıp gittiydi. *** Seda(=Rob) sabah 10 civarlarında mail atmış, ben şimdi görüyorum, Robinson Crusoe 389′un sitesi en sonunda açılmış (biz sinsi betacılar zaten bir süredir girip bakabiliyorduk, hohoho). Bu websitesinin açılma hikayesi de sanırım başlı başına bir hikaye olabilir (şu oyun ve donanım forumlarında kâdim ve epic olarak adlandırılanlardan). Ben… [Read more…]
Daha önceden David Lynch’in Transandantal Meditasyon üzerine lakırdılarına değinmiştim, tam burada, işleri ertelemek uğruna müzik arşivini düzenlerken de Jahtarian Dubbers isimli 12”liğe rastladım, dört şarkılık bu plağın dördüncüsünde de şu vardı, ona ek olsun: Rootah – Holy Mount Part 2
Uykum gelmeyince Edward Said’in Culture and Imperialism kitabına başlamam hata oldu. Hele de tarihyazımının seçiciliğinden bahsedilirken şu parantez içerisindeki kısacık pasajı görünce: “One also recalls that only in the nineteenth century did European historians of the Crusades begin not to allude to the practice of cannibalism among the Frankish knights, even though eating human flesh… [Read more…]
Pazar sabahları İstiklal Caddesi gecenin uzantısı gibi boş ve üstünde tek tük karşınıza çıkan kişiler de polislerin çok iyi davranmadıklarından. Neyse geçtiğimiz pazar, gazete ve aylık dergi faslından sonra [ki bu dergi faslı da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne verilen tepkilerin tuhaflığı, yerel seçim ve sonrası ve şiddet, "çoluk çocuk" dinlemeden, üzerine şeyler okumak anlamına geliyordu; bir… [Read more…]
Bir iki ay önce Amerikan Başkanlığı seçimleri çerçevesinde canlı canlı izlediğim kapışmaların bizim medya tarafından da işlenilmeye başlanılması tatlı bir sürpriz. Esasında zaten açık oturum türevi şeyler çok uzun zamandır ekranlarda, ama iki tartışmada da ortaya çıkan ideolojik görüşlerin çarpıştırılmasından ziyade kayıtlarla, belgelerle ve somut referanslarla konunun işlenişi. İzlediğim yabancı seçim tartışmalarından ayrıldığı nokta ise… [Read more…]
Google’ın dönergeci Chrome internet alemine bomba gibi düştü. Fakat tüm bu curcunanın altında çok önemli iki gizli gerçeği masaya yatırmanın incelemenin ve.., aman neyse, zamanı geldi: BOMBA GERÇEKLER Google Chrome’un Ramazan’ın ilk günü duyulması ikinci günü de kullanıma sunulması bir tesadüf değildir! Chrome’un kitlelerce bilinmesine neden olan “Çizgi Roman” da hiç masum değildir, bu arada… [Read more…]
Erman Bey bu hafta da döktürüyor ki ne döktürüyor, ufak bir demet, tatlı bir potpuri: “Bu entel-dantel öğretim görevlileri de sus-puslar. Bu kanuna tavır koymuyorlar. Devamlı tokat yiyorlar. Demek ki hoşlarına gidiyor.” “Bu üst geçitlerin altındaki görüntüleri gördükten sonra aklıma şu geldi. AIDS’li bir kadınla yatan Temel’e sormuşlar, “Korkmuyor musun?” diye. “Biz hamsi yeriz bize… [Read more…]
Sevmeyenleri çok ya , ben gene de bir şekilde Ikea marka mobilyaları beğeniyorum. Herkesin alabildiği ürünler sunan, sunan da ne saçma bir kapitalist kelime “gözbağlaması”- basbayağı satan demek işte, bir marka. Herkesin alabildiği derken iki şeyi kastediyorum; ilk olarak, türlü diğer mobilyacılara nazaran, daha çok alıcıya ekonomik anlamda hîtap edebilen tabii. Bundan daha da önemlisi… [Read more…]
Ekim 2, 2009
4