Ölünen/öldürülen yerde “yaşatılacak” olmak fikrini ilk başta yadırgıyorsam bile, tarihyazımına ciddi bir muhalefet getireceği için bile dikkate değer. Bahsettiğim şu, Sevan Nişanyan’ın iki haziran tarihli yazısında getirdiği bir öneri bu – Halaskârgazi Caddesi’nin adının Hrant Dink Caddesi olarak değiştirilmesi. Şişli Caddesi’nin isminin Halaskârgazi Caddesi’ne dönüşümü bir istisnâ olmaktan uzak ve kesintisiz olarak Atatürk’le ilintili. Yazıda… [Read more…]
Firefox’un Adblock isimli çılgın bir eklentisi var, çoğu reklamı engelliyor ve onları görünmez kılıyor. Cumartesi gecesi uyuyamayıp JSTOR’dan yüz yıl öncesinin Almanca Türk filolojisi dergilerinde Leon Cahun karıştırırken Firefox’um yüze yakın tab açmam sonucu çöküp benim de aradan ayıklamaya üşenmem sonucu (Firefox’un betasını kullandığım 3.5 sürümünde her açılışta geçen oturumda açık olan tablerin bir dökümü… [Read more…]
Harper’s Magazine‘de, kısaca özetleyecek olursam, Zizek’in Chomsky’den alıntıladığı bir lafın, Obama’nın güneşlenmiş bir beyaz olduğu iması, gerçekten Chomsky tarafından mı yoksa Berlusconi tarafından mı sarfedildiğine dair ufak bir detektiflik var. Zizek’in bence böyle bir hata yapması, her ne kadar kendisi bunu belli fiziksel nedenlerden ötürü -yazının yayımlanmana tarihi Berlusconi’nin benzer bir lafı etmesinden önceymiş- inkar… [Read more…]
Bir iki ay önce Amerikan Başkanlığı seçimleri çerçevesinde canlı canlı izlediğim kapışmaların bizim medya tarafından da işlenilmeye başlanılması tatlı bir sürpriz. Esasında zaten açık oturum türevi şeyler çok uzun zamandır ekranlarda, ama iki tartışmada da ortaya çıkan ideolojik görüşlerin çarpıştırılmasından ziyade kayıtlarla, belgelerle ve somut referanslarla konunun işlenişi. İzlediğim yabancı seçim tartışmalarından ayrıldığı nokta ise… [Read more…]
bu yazıda gene saçmalıyorum!
Bu yazıyı yazmaya başlayalı bir süre geçti, bu sürede yazı büyüdükçe büyüdü ama bir noktadan sonra benim Palin ilgim buna bağlı olarak da yazıya olan ilgim azaldı. Gereksiz yere şiştiğini düşündüğüm yerleri kırpılmış, otosansürden geçmiş haliyle buyrunuz: Bir süredir Amerikan başkanlık seçimlerini izliyorum. Bu bile yeterince tuhaf esasında ama bence günahı o kadar büyük değil,… [Read more…]
David Foster Wallace, 46, kendini asmış. Kitaplarını okumadım, ama kısa öykülerini ve yazılarını okuduğum, bir sürü dergide parmağı olan bir adamdı, on küsür yıl önce kaleme aldığı Infinite Jest ’90larda yayınlandıktan sonra kült olmuş bir tuğla olarak herhalde unutulmayacak. Gene de asıl tuhaf olan herhalde kendini asmış olması ve asmanın nasıl bir ölüm olduğu. Bana kendini… [Read more…]
David Lynch’in 2007′de Berlin’e yaptığı bir ziyaretin videosuna Youtube’da yeni rastladım. Pek yoruma gerek olmayan, Lynch’in saf ifadesi gene de vurgulanmayı hak ediyor, iki parça videonun ilkine aşağıdan bakabilirsiniz: Youtube’a giremiyorum ya da girmek istemiyorum diyorsanız Time ve Spiegel tarafından yayınlanmış yazılara bir göz atabilirsiniz.
Eisner ödülleri, ya da gazeteci üslubuyla ifade edecek olursak “Çizgi Roman dünyasının Oscarları kabul edilen” Eisner ödülleri (ismini türe, hatta rahatlıkla diyebilirim ki bu sanata, kattıklarından dolayı Will Eisner’dan alan) verilmiş. Beni mutlu eden başlıca ödüller şunlar oldu: geçtiğimiz aylarda süper bir finalle biten Y: The Last Man devam eden en iyi seri dalında (en… [Read more…]
Erman Bey bu hafta da döktürüyor ki ne döktürüyor, ufak bir demet, tatlı bir potpuri: “Bu entel-dantel öğretim görevlileri de sus-puslar. Bu kanuna tavır koymuyorlar. Devamlı tokat yiyorlar. Demek ki hoşlarına gidiyor.” “Bu üst geçitlerin altındaki görüntüleri gördükten sonra aklıma şu geldi. AIDS’li bir kadınla yatan Temel’e sormuşlar, “Korkmuyor musun?” diye. “Biz hamsi yeriz bize… [Read more…]
Haziran 4, 2009
6