Uzun bekleyiş bitti? Godot bile sıkılıp gittiydi. *** Seda(=Rob) sabah 10 civarlarında mail atmış, ben şimdi görüyorum, Robinson Crusoe 389′un sitesi en sonunda açılmış (biz sinsi betacılar zaten bir süredir girip bakabiliyorduk, hohoho). Bu websitesinin açılma hikayesi de sanırım başlı başına bir hikaye olabilir (şu oyun ve donanım forumlarında kâdim ve epic olarak adlandırılanlardan). Ben… [Read more…]
Kabil(Cain) ve Habil(Abel) Habil’in ölümünden sonra birbirlerine rast geldiler. Çölü geçerken, her ikisi de çok uzun oldukları için, birbirlerini tanıdılar. İki kardeş yere oturdular, ateş yaktılar ve yediler. Alacakaranlık çökerken yorgun insanların yaptıkları gibi sessizce oturdular. Gökyüzünden bir yıldız parıldadı fakat henüz adı konmamıştı. Ateşin ışığında Kabil Habil’in alnının taşın izini taşıdığını gördü ve elindeki… [Read more…]
ESTRAGON: Well, shall we go? VLADIMIR: Yes, let’s go. They do not move. Curtain. Beckett, Waiting for godot.
Sarah Arvio Amerikalı bir kadın şair. İki tane şiir kitabı -Sono ve Visits from the Seventh- var ve hâlen Princeton‘da yaratıcı yazım dersleri veriyor. Şiirleriyle bu sene Boston Review dergisinin her yıl verilen şiir ödülünün onbirinci sahibesi olmasıyla karşılaştım. Yukarıdaki linklere ek olarak internetten bulabildiğim bir çok şiir yayımlandıkları yerler sırasıyla: Poetry@Princeton The New Yorker… [Read more…]
bu yazıda gene saçmalıyorum!
Ekim 2, 2009
4